facebooka ekle technorati blograzzi RSS

“Facebook” aslında tehlikeli ve can yakıcı olabilir !

adonis | Kasım 24 2007 | 2 okuma | Hits: 13% | haber, internet, kişisel

facebook_adonisblog3.gifHepimiz Facebook üyesi olduk neredeyse -bırakın şimdi ben olmadım ağazlaını- son üç ay içinde inanılmaz yol katetti Türkiye için Facebook. Öyleki; bu yılın sonunda 60 milyon üyeye ulaşmayı hedefliyorlarmış. Daha şimdiden en büyük fotoğraf ve haber barındıran sitesi olma yolunda. Her ay 4 milyon üye ekleniyor. Ayda 600 milyondan fazla arama yapılıyor. Toplam 30 milyar sayfaya bakılıyor. Günde 9 milyon fotoğraf ekleniyor. Siteye daha şimdiden 1.8 milyar fotoğraf eklendi. Üstelik kısa sürede dünyanın en çok ziyaret edilen 7’nci sitesi haline geldi. Facebook’ta 500 bini aşkın grup bulunuyor. Facebook’un en büyük kullanıcı grubu 17-25 yaş arası kızlar (yüzde 69). Üyeleri hakkında her gün 300 milyon bilgi notu güncelleyen Facebook, bu anlamda artık dünyanın en büyük kişisel haber sitesi halini almış.

Facebook, üyelerin fotoğraflarının ve şahsi bilgilerinin yer aldığı bir arkadaşlık ve sosyalleşme sitesi -sözde-. Birbirini tanıyan kişiler burada “arkadaş” olabiliyor. Sitenin birçok kişide “bağımlılık” yaratmasının nedeni ise statü ihtiyacı olarak açıklanabilir. Uzmanlar, arkadaş sahibi olmanın 21’inci yüzyılın statü sembolü haline geldiğini, Facebook’un da buna bir çeşitlilik sağladığını söylüyorlar -uzmanlar söylüyorsa inanacaksın ;) -.

Şimdi Facebook nedir? Ne değildir? Şeklinde ki ön bilgilerden sonra, gelelim makalenin gerçek amacına. Son zamanlarda basında çıkan haberler ve eleştiriler ışığında sizler için bazı bilgiler topladım. Bunların en can alıcılarından biri Facebook, yoksa aslında ‘Sexbook’ mu? Milliyet gazetesi konuyla ilgili bir haberinde; “Peki bu ‘sevgi yumağının’ altında yatan şey, sadece vefa ve dostluk duyguları mı? Hayır. Facebook’un en büyük vaatlerinden biri de seks. Hem bir olasılık olarak hem de düpedüz… Grup seks partilerinden, sapkın fantezilere sizin için facebook’un karanlık dehlizlerinde casusluk yaptık! Facebook çapkınlarının izini sürmeye başladık. Ve tam anlamıyla bir şok yaşadık. Şok yaşadık çünkü biz safça, buranın bir sosyalleşme ortamı, bir sevgi yumağı olduğunu düşünüyorduk. Hiç de öyle değilmiş: Meğer Facebook, ‘Sexbook’ olmuş! Facebook’ta tanışalım, Messenger’da kaynaşalım, sonra telefonlarımızı alalım ve buluşalım” şeklinde başlayıp ilerliyor işler…” değerlendirmesine yer vermiş.

facebook_adonisblog2.jpgPeki ya evlilik sonrası edindikleri soyadları nedeniyle Facebook üzerinden eski arkadaşlarına ulaşamayan kadınlar, bu durumun önüne geçmek için kullanıcı bilgilerini güncelleyerek kızlık soyadlarını girmeye başlamış. Bunun ne tür sakıncalar doğurduğu da hemen anlaşılmış. Her konuda olduğu gibi evli kadınlar Facebook’un ezilen kanadında çoktan yerlerini almışlar.

Peki buyur bide burdan yak!

Microsoft’un sahibi Bill Gates 2006 yılı Ocak ayında Türkiye’ye geldiğinde bir gazeteci kendisine yönelttiği, “Siz Microsoft olarak CIA’ye bilgi veriyor musunuz?” sorusu karşısında Bill Gates’in cevabı sadece gülmek olmuş. Olaya mantık çerçevesinde bakacak olursanız, 10 bilgisayarın 8’inde Windows var. CIA bu yolla dünyadaki bilgisayarların büyük bölümünün içindeki bilgileri tarayabiliyor. Kaldı ki yapmaları değil, yapmamaları anormal olurdu. Bu anlamda şu çok net bir şey ki; bilgiyi kontrol eden, dünyayı kontrol eder. Bu kadar açık ve net…

Basında ki haberlerin ardı arkası da kesilmiyor

İngiliz askeri yetkilileri, kişisel bilgilerini Facebook’a koymamaları konusunda tüm orduya bir uyarıda bulunmuş bile. Kraliyet Askerleri’ne bağlı 888 askerin isminin Facebook’ta bulunması, kişisel bilgilerin terör örgütlerinin eline geçebileceği endişesini doğurmuş haliyle. Uyarıda, “Facebook, MySpace ve Friends ReUnited” adlı siteleri kullanan askerlerin risk altında olabilecekleri kaydedilmiş. Facebook ise, 6 Kasım’da yayınladığı bir ilanla 50 milyondan fazla üyesinin özel bilgilerini para karşılığı reklâm şirketleriyle paylaşabileceğini duyurdu. Özel hayatın korunması ile ilgili tartışmalara yol açan Facebook’un bu kararı, ABD ve Avrupa ülkelerinde tartışmalara yol açtı. Fransa’da Facebook aleyhine soruşturma açılması dahi bekleniyormuş.

İngiltere’de bir hükümet araştırmasında, İngiltere’de bu sitelerin üyesi olan 10,8 milyon kişiden dörtte birinin ‘profillerinde’ doğum tarihleri veya iletişim adresleri gibi önemli bilgilerini açıkladıkları, girilen bilgilerin, suç işlemek amacıyla kullanılmaya oldukça elverişli olduğu ortaya çıktı.

mark_zuckerberg-facebook.jpg

Türkiye’de de durum pek farklı değil açıkçası, üyelerinin cinsiyeti, yaşı, cinsel tercihi, siyasi ve dinî görüşü, eğitim durumu ve çalıştığı işyerleri başta olmak üzere çok sayıda bilgiyi kaydediyor -buna ben de dahilim-. Facebook’a üye olan internet kullanıcılarının bu bilgileri vermeme hakkı bulunsa da, üyelerin büyük çoğunluğu özel hayatına ilişkin birçok bilgiyi yakın arkadaşlarıyla paylaşmak amacıyla profiline koyuyor. Türkiye’de adeta çılgınlığa dönen Facebook’a sadece ülkemizdeki kullanıcı sayısı 1 milyona ulaştı. Facebook yetkilileri, Türkiye’nin en aktif ülkelerin başında geldiğini açıklıyorlar. Türkiye’de en çok ziyaret edilen ikinci site haline gelen Facebook’a 3 hafta içinde 500 bin kişi üye olmuş.

Bu tür büyük iletişim organizasyonlarını geyik olsun diye el altından boşuna desteklemiyor birçok ülke. Gizli servis elemanları artık oturdukları yerden kalkmadan, seyrediyorlar bizzat kendilerini fişleyen insanları. Daha şimdiden 60 Milyon kişi gönüllü olarak kendisini bu yolla ihbar etmiş oluyor. Hele bu bilgiler art niyetli insanların eline geçmişse, her biri açık birer hedef haline gelmiş olmuyor mu?

Ve ayrıca Kredi Kartlarıyla ilgili her türlü işleminiz ABD merkezli uluslar arası veri bankası aracılığıyla zaten kayıt altında tutuluyor. Hesap hareketliliğiniz, bütçesiz, çapınız, ev ve işyeri adresi gibi bilgileriniz zaten veri bankasında bulunuyor. Bunlara bir de kendi elinizle arkadaş, dost, çevre, etnik durum, köken, dini-politik inançlarınız, belli konulardaki düşüncelerinizi girdiğinizde, gönüllü olarak kendinizi bir bakıma ihbar etmiş oluyorsunuz.

Şimdi bu yazılanlardan kıssadan hisse çıkmaz (!) Lakin kendince atık bir şeyleri kafasında tartıp biçecektir herkes. Ben şahsi görüş olarak her şeye rağmen herhangi bir kişisel bilgimi Facebook’dan geri çekmeyi düşünmüyorum, zira zaten artık onları vermişim. Fakat dediğim gibi herkesin görüşü kendine. Siz bu kadar yalın gerçeklerden sonra Facebook konusunda nasıl bir şahsi politika izleyeceğinize kendiniz karar verin artık

. ;)

  • E-mail this story to a friend!
  • Facebook
  • Technorati
  • Google
  • Live
  • del.icio.us
  • Reddit
  • Digg
  • NewsVine
  • BlinkList
  • Taggly
  • Netvouz
  • blogmarks
  • Design Float
  • Furl
  • YahooMyWeb
  • Mixx
  • eKudos
  • Smarking
  • blinkbits

« Dikkat! Openoffice’de açık bulundu.

Uzaktan Kumanda Uzatıcı ! »

Mesaj Kutusu